Programın açılış konuşmasından
Ayda Amir Hashimi: Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü yaklaşırken, bugün burada yalnızca müziği ve kültürü kutlamak için değil, aynı zamanda İsveç’te yaşayan Azerbaycan toplumu açısından derin tarihî ve manevi anlam taşıyan bu günün önemini vurgulamak için de bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Bu vesileyle geleceğe umutla bakıyor; kalıcı barışın, istikrarın ve karşılıklı anlayışın hâkim olmasını diliyoruz.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın İlham Aliyev’in liderliğine derin saygı ve içten minnettarlığımızı ifade etmek isteriz. Barışın teşvik edilmesinde üstlendiği önemli rolü, bölgede uzun vadeli istikrarın ve sürdürülebilir bir geleceğin sağlanması yönünde gösterdiği kararlı çabaları büyük takdirle karşılıyoruz.
İSVEÇ POSTASI
Azerbaycan Devleti’nin 8 Kasım Özgürlük Günü için İsveç Tarih Müzesi (Stockholm), Barok Salonu’nunda 30 Ekim 2026, Cuma günü saat 15.00–16.00 arasında Büyük Klasik Konser programı gerçekleştirildi.

Programın sunuculuğunu ve açılış konuşması Ayda Amir Hashimi tarafından yapıldı.
Ekselansları, Saygıdeğer Konuklar, Hanımefendiler ve Beyefendiler!
Bugün, İsveç Tarih Müzesi’nin görkemli Barok Salonu’nda düzenlenen ve klasik müziğe adanmış bu özel etkinlikte sizleri ağırlamak benim için büyük bir onur ve mutluluktur.
Bugün aramızda bulunan değerli konuklarımızı özellikle saygıyla selamlamak isteriz:
Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçisi, Ekselansları Sayın Elnur Sultanov‘u;
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi, Ekselansları Sayın Korhan Karakoç’u;
Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçisi, Ekselansları Sayın Rakhmatulla Nurimbetov’u.
Ayrıca Kuzey Kıbrıs Temsilciliği Başkanı Sayın Hakan Aksoy’u da aramızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.
Bakü’den teşrif eden özel konuklarımızı, Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora ile İş Üzere Devlet Komitesi’ni temsilen aramızda bulunan Sayın Lalə Cəfərova ve Sayın Samir Bayramov’u da büyük bir mutluluk ve saygıyla selamlıyoruz.
Bugünkü etkinliğin gerçekleştirilmesine sağladığı değerli ve cömert destek için Devlet Komitesi’ne içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bugün bizimle olduğunuz için hepinize teşekkür ederiz. Katılımınız bu etkinliğe ayrı bir değer ve anlam katmaktadır.
*Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü yaklaşırken, bugün burada yalnızca müziği ve kültürü kutlamak için değil, aynı zamanda İsveç’te yaşayan Azerbaycan toplumu açısından derin tarihî ve manevi anlam taşıyan bu günün önemini vurgulamak için de bir araya gelmiş bulunuyoruz.*
*Bu vesileyle geleceğe umutla bakıyor; kalıcı barışın, istikrarın ve karşılıklı anlayışın hâkim olmasını diliyoruz.*
*Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın İlham Aliyev’in liderliğine derin saygı ve içten minnettarlığımızı ifade etmek isteriz. Barışın teşvik edilmesinde üstlendiği önemli rolü, bölgede uzun vadeli istikrarın ve sürdürülebilir bir geleceğin sağlanması yönünde gösterdiği kararlı çabaları büyük takdirle karşılıyoruz.*
Sevgili Müzikseverler!
İsveç Tarih Müzesi’nde düzenlenen bu güzel müzik gününde sizleri selamlamak benim için büyük bir mutluluktur.
Ülkeler arasındaki ilişkiler yalnızca diplomasi ve resmî görüşmeler yoluyla değil; insanlar, kültür ve birlikte paylaşılan manevi deneyimler sayesinde de kurulur ve güçlenir.
Bugünkü konser bunun çok güzel bir örneğidir.
Müziğin insanları birleştirme, aralarındaki mesafeleri ortadan kaldırma ve dil ya da köken farkı gözetmeksizin insanlar arasında karşılıklı anlayış oluşturma konusunda eşsiz bir gücü vardır.
Bugünkü konser programımız bizleri Kuzey ülkelerinin lirik melodilerinden İtalyan operasının zengin duygu dünyasına ve Azerbaycan’ın köklü müzik geleneklerine uzanan unutulmaz bir müzik yolculuğuna çıkaracak.
Grieg’in müzik aracılığıyla anlattığı hikâyelerle, Puccini’nin derin ve içten aşk duygularını yansıtan eserleriyle ve özgürlük ile yenilenme düşüncelerinin ön plana çıktığı Piazzolla’nın Libertango adlı eseriyle buluşacağız.
Bu program özlemi, tutkuyu ve umudu bir araya getiriyor.
Bugün farklı müzik geleneklerini temsil eden, uluslararası deneyime sahip beş seçkin müzisyeni ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Ancak kendilerini tanıtmadan önce…
Saygıdeğer Hanımefendiler ve Beyefendiler!
Müzik yolculuğumuza başlamadan ve müzisyenlerimiz hakkında kısaca bilgi vermeden önce, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçisi, Ekselansları Sayın Elnur Sultanov’u konuşmalarını yapmak üzere davet etmek benim için büyük bir onurdur.
Ekselansları, buyurun, söz sizindir.
Ekselansları, değerli konuşmanız için size içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İsveç Azerbaycan Büyükelçi Elnur sultanov

Şimdi ise Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora ile İş Üzere Devlet Komitesi temsilcisi Sayın Samir Bayramov‘u konuşmalarını yapmak üzere davet etmekten memnuniyet duyuyorum.
Sayın Bayramov, buyurun.
Sayın Bayramov, konuşmanız için size teşekkür ederiz.
Bu özel etkinliğin düzenlenmesine ve gerçekleştirilmesine verdikleri destekten dolayı İsveç-Azerbaycan Federasyonu’na (SAF), özellikle Federasyon Başkanı Sayın Sevda Dadaşova’ya, ayrıca Stockholm’deki Karabağ Pazar Okulu’na ve okulun yöneticisi Aynur Məlikova’ya derin şükranlarımızı sunuyoruz.
Çok teşekkür ederiz, Sevda Hanım! Çok teşekkür ederiz, Aynur Hanım!
Elbette, bizleri bu görkemli salonda ağırladığı için İsveç Tarih Müzesi’ne de özel teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Saygıdeğer Hanımefendiler ve Beyefendiler!
Bugünkü konser, farklı ülkelerden gelen ve her biri kendine özgü sanat yolculuğu ve müzik deneyimiyle öne çıkan beş yetenekli müzisyeni bir araya getiriyor.
Naomi Yamamoto, Japonya’dan bir piyanisttir. Paris’in saygın müzik kurumlarından École Normale de Musique de Paris’te eğitim görmüş, uluslararası sahnelerde solist ve oda müziği sanatçısı olarak konserler vermiştir.
Catrin Spångberg Johansson, İsveçli bir flüt sanatçısıdır. Stockholm ve Paris’te, ayrıca École Normale müzik okulunda eğitim görmüş ve çeşitli orkestralarla solist olarak sahne almıştır.
Çinarə Əzimova, Azerbaycanlı bir soprano sanatçısıdır. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı bursuna layık görülmüş olup hâlen Viyana’da şan ve opera sanatı alanında ileri düzey eğitimine devam etmektedir.
Ekin Kuzukıran, Türkiye’den bir keman sanatçısıdır. Göteborg Senfoni Orkestrası ve Helsingborg Senfoni Orkestrası da dâhil olmak üzere birçok saygın orkestrayla solist olarak sahne almıştır.
Ve son olarak Aynur Məlikova, Azerbaycanlı bir piyanist ve müzik eğitimcisidir. Frankfurt’ta eğitim görmüş, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde konserler vermiştir. Aynur Hanım aynı zamanda bugünkü konserin fikir öncüsüdür.
Bu değerli müzisyenler, zengin uluslararası deneyimlerini ve farklı müzik geleneklerini bugün sahnemizde bir araya getirerek müziğin insanları yakınlaştıran ve buluşturan büyüleyici gücünü bizlere bir kez daha hatırlatıyorlar.
Sevgili Müzikseverler!
Şimdi sözü müziğe bırakalım!
KONSER PROGRAMI

1. Aynur Malikova ve Naomi Yamamoto – Piyano
Fikret Amirov – Min bir gecə (Binbir Gece)
Müzik yolculuğumuza, gizemle, hayal gücüyle ve yüzyıllardır anlatılagelen hikâyelerle dolu bir dünyadan, Binbir Gece masallarından başlıyoruz.
Bu büyüleyici dünya, Azerbaycanlı besteci Fikret Amirov’a ilham vermiştir.
Piyanoda, uluslararası müzik geçmişine sahip iki sanatçıyı ağırlıyoruz.
Aynur Malikova, Frankfurt’ta eğitim görmüş olup İsveç’te piyanist ve müzik eğitimcisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Naomi Yamamoto ise Japonya’dan geliyor. Osaka ve Paris’te eğitim görmüş olan sanatçı, Köln’de yaşamakta ve piyanist ve oda müziği sanatçısı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
İki sanatçı, müzik yolculuğumuzun kapılarını birlikte Min bir gecə, yani Binbir Gece ile açıyor.


2. Aynur Malikova – Piyano, Ekin Kuzukıran – Keman
Muammer Sun – Bozkırın Sesi: Cumhuriyet Jules Massenet – Méditation (Meditasyon) Kara Karayev – Yeddi gözəl (Yedi Güzel) balesinden Adagio
Yolculuğumuza masalların dünyasında başladık. Şimdi ise tarihin, insan ruhunun iç dünyasının ve büyük şiir eserlerinin şekillendirdiği hikâyelere doğru ilerliyoruz.
Türkiye’den keman sanatçısı Ekin Kuzukıran’ı sahnemize davet ediyoruz. Turku, Göteborg ve Malmö’de eğitim gören sanatçı, çeşitli Kuzey Avrupa orkestralarıyla konserler vermiştir.
Aynur Malikova ile birlikte bizlere üç eser sunacaklar.
İlk olarak Muammer Sun’un Bozkırın Sesi: Cumhuriyet adlı eserini dinleyeceğiz. Bu müzik, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreciyle ve ülke tarihinin belirleyici dönemlerinden biriyle bağlantılıdır.
Ardından Massenet’nin Thaïs operasından Méditation adlı eserini dinleyeceğiz. Bu eser, insanın iç dünyasında yaşadığı derin bir dönüşüm anını müzikle yansıtır.
Son olarak ise büyük Azerbaycan şairi Nizami Gencevi’nin destansı şiirinden esinlenen, Kara Karayev’in Yedi Güzel balesinden bir Adagio dinleyeceğiz.
Keyifli dinlemeler diliyoruz.

3. Catrin Spångberg Johansson – Flüt, Naomi Yamamoto – Piyano
Amy Beach – Romance, Op. 23 (Romans)
Kōsaku Yamada – Akatombo (Kırmızı Yusufçuk), sözleri Rofū Miki’ye ait
Bazen yalnızca birkaç nota, geçmişte kalmış bir yerin, bir insanın ya da bir zamanın hatırasını yeniden canlandırmaya yeter.
Şimdi flüt sanatçısı Catrin Spångberg Johansson’ı sahnemize davet ediyoruz.
Paris’te ve Stockholm Kraliyet Müzik Yüksekokulu’nda eğitim gören sanatçı, özellikle oda müziği ve doğaçlama alanlarına ilgi duymaktadır.
Naomi Yamamoto ile birlikte önce Amerikalı besteci Amy Beach’in Romance adlı eserini seslendirecekler.
Ardından Japon besteci Kōsaku Yamada’nın Akatombo, yani Kırmızı Yusufçuk adlı şarkısının enstrümantal yorumunu dinleyeceğiz.
Bu şarkı, akşam ışığında görülen bir yusufçuğun sade görüntüsünün nasıl çocukluk anılarını ve artık geride kalmış şeyleri hatırlatabildiğini anlatır.
Dünyanın farklı köşelerinden gelen iki eser.
4. Aynur Malikova – Piyano, Catrin Spångberg Johansson – Flüt
Fikret Amirov – Sevginin rəqsi (Aşkın Dansı)
Hugo Alfvén – Vallflickornas dans (Çoban Kızların Dansı)
Arif Melikov – Komdenin arzuları (Komde’nin Hayalleri)
Hikâyelerin dünyasında kalmaya devam ediyoruz. Ancak şimdi aşk ve hayaller ön plana çıkıyor.
Aynur Malikova ve Catrin Spångberg Johansson, Fikret Amirov’un Sevginin rəqsi, yani Aşkın Dansı adlı eseriyle başlayacaklar.
Ardından Hugo Alfvén’in Bergakungen (Dağ Kralı) balesinden Vallflickornas dans, yani Çoban Kızların Dansı adlı eserini dinleyeceğiz.
Bu eserle İsveç halk kültürünün ve masallarının dünyasına adım atacağız.
Son olarak Arif Melikov’un İki Kalbin Destanı (İki ürəyin dastanı) balesinden Komdenin arzuları, yani Komde’nin Hayalleri adlı eserini dinleyeceğiz.
Aşkın dansa dönüştüğü, hikâyelerin hayat bulduğu ve hayallerin kendilerine özgü bir ses kazandığı üç müzik eseri.

5. Aynur Malikova – Solo Piyano
Üzeyir Hacıbeyli – Arazbarı Fikret Amirov – Min bir gecə (Binbir Gece)
Bazı melodiler yalnızca müzikten ibaret değildir. Bir dili, bir tarihi ve bir yere ait olma duygusunu da içinde taşırlar.
Şimdi Aynur Malikova’yı solo piyano performansı için yeniden sahneye davet ediyoruz.
Sanatçımız, Azerbaycan müzik tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Üzeyir Hacıbeyli’nin Arazbarı adlı eserini seslendirecek.
Üzeyir Hacıbeyli, ülkesinin geleneksel müziğini Avrupa klasik müziğinin biçimleriyle bir araya getiren öncü bestecilerden biridir.
Ardından Fikret Amirov’un Min bir gecə, yani Binbir Gece adlı eserine bu kez solo piyano yorumuyla yeniden döneceğiz.

6. Aynur Malikova – Piyano, Chinara Azimova – Mezzosoprano
Vincenzo di Chiara – La Spagnola (İspanyol Kadın)
Giacomo Puccini – O mio babbino caro (Sevgili Babacığım)
Şimdiye kadar bizlere hikâyeleri enstrümanlar anlattı. Artık insan sesine kulak verme zamanı geldi.
Viyana’da yaşayan Azerbaycanlı mezzosoprano Chinara Azimova’yı sahnemize davet ediyoruz.
Aynur Malikova ile birlikte iki İtalyan vokal eserini seslendirecekler.
İlk olarak Vincenzo di Chiara’nın La Spagnola adlı eserini dinleyeceğiz. Bu şarkı, yirminci yüzyılın başlarındaki canlı Napoli müzik dünyasından doğmuştur.
Ardından Puccini’nin Gianni Schicchi operasından çok sevilen O mio babbino caro aryasını dinleyeceğiz.
Bu aryada, genç Lauretta ile tanışırız. Lauretta, sevdiği adamla evlenebilmek için babasına yalvarmaktadır.
Keyifli dinlemeler.
7. Aynur Malikova – Solo Piyano
Frédéric Chopin – Yağmur Damlası Prelüdü, Op. 28, No. 15
Hiç pencere kenarında oturup yağmuru dinlediniz mi?
Aynı ses, tekrar tekrar…
Ama bu ses, insanın zihninde ne kadar farklı düşünceler ve duygular uyandırabilir.
Aynur Malikova şimdi Frédéric Chopin’in ünlü Yağmur Damlası Prelüdü ile yeniden piyanonun başına geçiyor.
Bu eser, Chopin’in 1838–1839 kışında yazar George Sand ile birlikte Mallorca’da geçirdiği dönemle ilişkilendirilir.
Eser boyunca tek bir nota, tıpkı düşen yağmur damlaları gibi, tekrar tekrar duyulur.
Ancak bu sesin içimizde uyandırdığı duygular her birimiz için farklı olabilir.
Şimdi müziğe kulak verelim.
8. Aynur Malikova – Piyano, Chinara Azimova – Mezzosoprano
Lars-Erik Larsson – Kyssande vind (Açık Rüzgâr), Hjalmar Gullberg’in şiiri üzerine
Edvard Grieg – Du fatter ej Bølgernes evige Gang (Şairin Kalbi), H. C. Andersen’in şiiri üzerine
Bazı duygular vardır ki onları kelimelerle anlatmaya çalışırız, ancak bir türlü tam olarak ifade edemeyiz.
Belki de bu yüzden şiire ihtiyaç duyarız. Ve belki de şiir bu nedenle müzikle böylesine sık buluşur.
Chinara Azimova şimdi Aynur Malikova ile birlikte yeniden sahneye dönüyor.
İlk olarak Lars-Erik Larsson’un, İsveçli şair Hjalmar Gullberg’in dizelerini bestelediği Kyssande vind, yani Öpen Rüzgâr adlı eserini dinleyeceğiz.
Ardından Edvard Grieg’in, Şairin Kalbi adıyla da bilinen Du fatter ej Bølgernes evige Gang adlı eserini dinleyeceğiz. Eserin sözleri H. C. Andersen’e aittir.
Burada Danimarka şiiri ile Norveç müziği buluşur.
Denizin hiç durmayan hareketi, içimizde sürekli devinen düşüncelerin, hatıraların ve duyguların bir simgesine dönüşür.
9. Aynur Malikova – Solo Piyano
Astor Piazzolla – Libertango
Aşka, hatıralara ve özleme dair müzikler dinledik.
Ancak bizi ileriye taşıyan başka bir güç daha vardır: özgürlük özlemi.
Aynur Malikova şimdi bizleri Astor Piazzolla’nın Libertango adlı eseriyle Arjantin’e götürüyor.
Piazzolla, tangonun geleneksel kalıplarına meydan okumaya ve yeni bir müzikal ifade yaratmaya cesaret etmiştir.
Eserin adı, İspanyolcada özgürlük anlamına gelen libertad sözcüğü ile tango sözcüğünün birleşiminden oluşur.
Bu müzik, geçmişini ve tarihini içinde taşırken aynı zamanda yeni ufuklara doğru ilerlemeye cesaret eder.
Keyifli dinlemeler diliyoruz.
10. SON MÜZİK PERFORMANSI
Aynur Malikova – Piyano, Chinara Azimova – Mezzosoprano
Azerbaycan
Ve şimdi, bu güzel müzik öğleden sonrasının son eserine geldik.
Bir ülkeye duyduğumuz sevgi son derece kişisel bir duygudur.
Bazen bir hatıra kadar sessiz, bazen de özlem kadar güçlü olabilir. Yaşadığımız ve sevmeyi öğrendiğimiz her şeyle birlikte büyür ve derinleşir.
Bugünkü müzik yolculuğumuzu işte bu duyguyla tamamlamak istiyoruz.
Sevgiyle dolu bir şarkıyla…
Aynur Malikova. Chinara Azimova.
Azerbaycan!
KAPANIŞ KONUŞMASI
Ekselansları, Saygıdeğer Konuklar, Hanımefendiler ve Beyefendiler!
Birlikte ne kadar güzel bir müzik dolu öğleden sonra geçirdik!
Bugün müzik bizleri ülkeler, kültürler ve nesiller arasında bir yolculuğa çıkardı.
Aşkın, özlemin, hatıraların, hayallerin ve özgürlüğün hikâyelerini dinledik.
Ve belki de müziğin gerçek güzelliği tam da burada yatıyor: Farklı dillere ve geleneklere sahip olsak da bizleri birbirimize bağlayan ne kadar çok ortak değer olduğunu hatırlatıyor.
Bugün yeteneklerini, tutkularını ve sanatlarını bizlerle paylaşan harika müzisyenlerimize yürekten teşekkür ediyoruz.
Ve siz değerli dinleyicilerimize de bugün burada olduğunuz ve bu özel günü daha da anlamlı kıldığınız için içtenlikle teşekkür ederiz.
Bugün birlikte paylaştığımız müziğin kalplerimizde yaşamaya devam etmesini, bizlere ilham vermesini ve insanları ve kültürleri bir araya getirmenin güzelliğini daima hatırlatmasını diliyorum.
Hepinize bir kez daha teşekkür ederiz.
Zafer Günümüz kutlu olsun!

Sanatçılar toplu halde


Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Korhan Karakoç ve eşi (sağdan 5’inci)

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilcisi Hakan Aksoy ve eşi


Şərhlər bağlıdır.